|
“Şeytan
Ayrıntıda Gizlidir”
Anonim
Philip Zimbardo 1969‘da bir deney
gerçekleştirdi. Zimbardo ve öğrencileri, suç oranının yüksek
olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo
Alto bölgelerine birer 1959 model Oldsmobile bıraktı. Araçların
plakası yoktu, kaputları aralıktı. Ve olup bitenleri gizli
kamerayla izledi. Bronx’taki otomobil üç gün içinde baştan
aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse
dokunmadı. Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi ’sağ kalan’
otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdı. Daha ilk
darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (zengin beyazlar) da
olaya dahil oldu. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz
hale gelmişti. “Demek ki” diyordu Zimbardo, “ilk camın
kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin
vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.”
Bu deneyin üzerine ünlü Kriminoloji uzmanı James Q.Wilson,
“Kırık Camlar Teorisi’ni ortaya attı. Eğer sokakta giderken,
kırık camlı (ve tamir edilmemiş) bir bina varsa, yavaş yavaş bu
binanın diğer camları da etraftakiler tarafından kırılır. Çünkü
insanlar bu binadakilerin ya orada olmadığına yada bu konuyla
ilgilenmediklerine inanırlar. Akabinde bu anarşi önce binayı
sarar, sonra da sokağı...
Aynı teoriye göre, insanlar kötü, çirkin, pis, dağınık
mekanlarda kendilerini rahatsız ve tehlikeye açık hissediyor.
Eğer bir mahalle bu hale gelirse, oranın sakinleri taşınmaya
başlıyor. Sonuçta bölge çetelerin, serserilerin eline geçiyor.
New York’un eski belediye başkanı Rudolph Guiliani de aynı
teoriyi New York’da suçlarla mücadele için kullanmış. Guiliani
“Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık
olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan
geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk
cam kırıldığında hemen tamir ettirdim.Bir elektrik direğinin
dibine ya da bir binanın köşesine, biri, bir torba çöp bıraksın.
O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya
bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk
konan çöp torbasını kaldırttım.” diyor. New York polisi, bu
sebeple önce küçük suçların peşine düşmüş; metroya bilet almadan
binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları,
kamu malına zarar verenleri, hatta içki şişelerini yola atanları
bile yakalayıp haklarında işlem yapmış.
Michael Levine'in kitabı Broken Windows, Broken Business (Kırık
Camlar, Kırık İşletme) bu teoriyi pazarlamaya uyarlamış. Eğer
detaylara önem vermezseniz, detaylar tüm işinizin yok olmasına
sebep olabilir. Bu kırık cam, kötü bir “Alo” sesi, feci
tasarlanmış bir kart, başarısız bir satış elemanı, önemsemez bir
işçi olabilir. Bu detaylar, işletmenizin KIRILMASINA yol
açabilir.
• Bir Çin Lokantasındaki garsonun adının “Ahmet” veya “Billy”
olması kırık bir camdır,
• Aranan yardım numarasında 10 dakika bekletilmek kırık bir
camdır,
• Bir müşterinin mal iadesi yapabilmesi için fatura ve garanti
belgesiyle birlikte, muhakkak kredi kartı slipini de getirilmesi
için ısrar eden personel kırık bir camdır,
• Kredi kartını iptal ettirmek için önce çağrı merkezinden işlem
yaptırıp sonra da bankaya gidilip kartın teslim edilmesini
zorunlu kılan kural kırık bir camdır,
• Telefonu “Alo” veya “Efendim” diye açan sekreter kırık bir
camdır,
• Pis önlük giyen şarküteri elemanı kırık bir camdır,
• Anlaşılmaz bir kullanma kılavuzu kırık bir camdır,
Pazarlamacılar gardiyandır… Pazarlamacılar her detayla
ilgilenmek, şirketteki tüm kırık camları tamir etmek
zorundadırlar. Pazarlamacılar, şirketin duvarının boyanmasıyla
ilgilenmek, yeni kart tasarımına ihtiyaç olduğunu ispatlamak,
girişteki resepsiyonun yenilenmesiyle uğraşmak, katalogları ve
web sitelerini her sene yeniden tasarlamak, iade kurallarını
yeniden düzenlemek, sekreterlerin iletişim eğitimlerini düzenli
olarak almalarını sağlamak zorundalar. Üstelik bu işler için
yapılacak harcamaların hiçbiri, ne satış olarak dönecek ne de
bir tane daha müşteri... Ama eğer bu kırık camlar tamir
edilmezse müşteri gidecek. Çünkü ‘bunları yapmadığınızda
müşteriniz fark edecek ve işletmenin umursamadığına inanacak’.
Unutmayın, eğer şirket, müşteri elde tutma oranlarını
arttırabilirse, karlılığını arttırmayı başaracaktır. Müşteri
tutma oranını %5 arttırabilen bir şirket, özgül sektörünün
ekonomisine bağlı olarak, karlılığını %35-%95 arasında bir
oranda arttırabilir. İşte bu yüzden, tüm kırık camların kırılır
kırılmaz tamir edilmesi gerekli.
Lütfen kendi şirketinizi, bir müşteri gibi arayın, kendi
şirketinizden bir şeyler satın alın, kendi şirketinize satın
aldığınız bir malı iade etmeyi deneyin. Bakalım sizin “Kırık
Camlarınız” neler?
|
MAKALELERİM başlığı altında yayınlanan tüm makaleler ZEKİ
YÜKSEKBİLGİLİ'ye aittir.
Burada yayınlanan tüm makaleler, sayısal olarak
tasdiklenmiştir.
İzinsiz kısmen veya tamamen
kopyalanması, yayınlanması, kullanılması kesinlikle
yasaktır.
Makalelerin izinsiz
kısmen veya tamamen kopyalanması, yayınlanması, suç teşkil
eder.
|
|