İnternet yayılıyor ve gittikçe daha açık,
global bir dünyayı önümüze seriyor.
İnternetin yaygınlaşması, beraberinde birçok
da değişikliği beraberinde getiriyor. Bu
değişiklikler içerisinde en etkili
olanlarından biri de, internetin pazarlamaya
yaptıkları.
Bir müşteri, artık internet sayesinde
herhangi bir ürünün fiyatını rahatlıkla
internetten bulabiliyor. Bu da, özellikle
çevrimdışı çalışan işletmeleri gerçekten
korkutuyor, yapması gereken tek şey, ürünün
adını basitçe arama motorlarından birine
yazmak, karşısına çıkan sonuçlara göre
ürünün fiyatını öğrenmek. Böylece çevrimdışı
satıcının mağaza yatırımları, reklam
harcamaları, lojistik için kurduğu altyapı,
hatta belki de o ürünü daha ucuza satmak
için kurban ettiği kar bir anda çöp oluyor.
Bunlar yetmezmiş gibi, arama motorlarının
dışında, ürünün çeşitli çevrimiçi
dükkanlardaki fiyatlarını müşteriye
saniyeler içerisinde karşılaştıran
portalların sayısı da her geçen gün artıyor.
Ayağa hizmet
Sorun bu kadar da değil, geleneksel
alışveriş daha da büyük risk altında;
müşterinin artık ürün ya da hizmetin
sunulduğu yere gitmesi de gerekmiyor,
internet sayesinde oturduğu yerden
siparişini verip, geleneksel alışverişin tüm
olumsuzluklarını (zaman kaybı, trafik, park
yeri sorunu, kuyruklar, arama zahmeti) bir
anda ortadan kaldırması mümkün.
Çevrimiçi satışın, çevrimdışı satışa göre
inanılmaz bir avantajı var; maliyetler.
Çevrimiçi mağazaların süslü mağaza
dekorlarına, en iyi yerde olmak için
binlerce dolar kira ödemelerine gerek yok.
Dolayısıyla maliyetleri çok ama çok düşük ve
bu maliyetler ürünlerin satış fiyatlarına
yansıyor. Böylece çevrimiçi mağazalar her
zaman ürünü daha ucuza satabiliyor.
Klasik pazarlama karması 4P; Ürün, Fiyat,
Dağıtım, Promosyon artık o kadar kompleks
hale geldi ki, mevcut pazarlamayı ifade
etmekten uzaklaştılar. Daha da önemlisi,
klasik pazarlama karması, günümüzün müşteri
davranışlarına uyumlu olmaktan çok uzak. Bu
yüzden, pazarlama karmasının elementlerinden
bazılarının yeniden tanımlanmasının zamanı
çoktan geldi.
Pazarlama karması içerisinde en hızlı
değişime uğrayan dağıtım olmuştur. Dağıtım
artık fiziksel ve bilgisel çevrelerin bir
kombinasyonu haline gelmiştir. Çevrimiçi
mağazalar bilgisel çevrelerin, çevrimdışı
mağazalara ise fiziksel çevrelerin en net
örnekleridirler. Tabii ki, tüm bunların en
büyük sebebi, yeni dünya tüketicisinin artık
hiçbir şey için zamanı olmamasıdır.
Mevcudiyet mecburi oldu
Ayrıca dağıtım, sunucudan alıcıya izlenen
yol olmanın çok ötesine geçmiş ve
“mevcudiyet” haline gelmiştir. Yani artık
firmalar dağıtım kanalları ile ilgilenmek
yerine, o pazar içerisinde mevcut olmak ile
ilgilenmeye başlamışlardır. Her zaman için
pazarlamacılar, tüketiciyi almayı düşünmeye
başladıkları anda yakalamaya çalışırlar. Bu
çok erken safhada yapılabilecek bir ikna,
tüketicinin o ürün veya hizmeti alma
aşamasında kesinlikle etkili olacaktır.
Günümüzde tüketici bir ürünü veya hizmeti
almayı düşündüğünde ilk yaptığı şey,
internette arama motorlarına girerek ürün
veya hizmet hakkında fiyat bilgisi toplamak,
diğer kullanıcıların bu ürün veya hizmet
hakkındaki fikirlerini incelemek olmaktadır.
İşte bu sebeple, daha düşünce aşamasında
tüketiciyi etkilemek isteyen üreticinin,
internette mevcut olması, arama motorlarında
ön sıralarda çıkması, ürün veya hizmeti
kullananların serbestçe fikirlerini beyan
edebildikleri bir ortamı hazırlamış olması
gerekmektedir.
İnternet kullanımının daha da artmasıyla,
mevcut olmak, arama motorlarında aranan ürün
ve hizmet grubu için ilk sıralarda çıkmak,
ücreti karşılığında öncelikli gösterim ile
ilk sıralarda olmak veya ilgili sonuçların
reklam kısmında muhakkak yer almak ile eş
anlamlı olacaktır.
Artık üreticilerin ve biz pazarlamacıların
ellerimizde çok fazla seçenek kalmadı. İlk
olarak çok hızlı bir şekilde çevremizde
neler olduğunu anlamaya çalışıp, daha da
fazla zaman kaybetmeden bir şeylerin
değiştiğini zor da olsa kabul etmemiz
gerekiyor. Sonra da, pazarlama planlarımızı,
bu yeni dünyaya göre yeniden uyarlamamız
gerekli.
Pazarlama öldü, yaşasın yeni pazarlama!