|
|
 |
|
Şu anda buradasınız:
Basında Ben - Kişisel
Markalaşma |
|
|
|
Kişisel Markalaşma
Kişisel Gelişim Dergisi, Haziran 2007 Sayısı |
 |
“Her halükarda düşündüğünüze göre, büyük düşünün”
Donald Trump
Günümüzde şirketler ürün ve hizmetleriyle marka yaratmak,
başarılı markalar haline gelmek için uğraşırken, bireyler de
bireysel farkındalıklarını geliştirip, kişisel özelliklerini
güçlendirerek kişisel marka olmak için çabalıyorlar.
Kişisel Markalaşmayı; aktif olarak kamuoyu algısını
biçimlendirerek daha fazla istemciyi cezp etmek sanatı
olarak açıklayabiliriz. Kamuoyunun kendiniz hakkındaki
algısını kontrol etmeniz mümkün, yani kendiniz hakkında
eşsiz bir marka yaratabilir ve bunu yayabilirsiniz…
Kişisel markalaşma, hem ünlüler için hem girişimciler hem de
profesyoneller için kullanılmayı bekleyen bir fırsat, bu
fırsatı değerlendirmek için Madonna gibi ünlü olmanız
gerekmiyor, kendinizin eşsiz güçlü yönlerinizi ve
farklılaştığınız yönleri ortaya çıkartarak, kişisel marka
olmak mümkün.
Kişisel markalaşma, sizin kendinizi, başkalarından sizi
tanımlamadan önce tanımlamanızdır.
İstemcilerin sizinle ilgili algılarını rahatlıkla
şekillendirebilirsiniz, bunun için güçlü yönlerinizi,
değerlerinizi, hedeflerinizi ve kişiliğinizi anlaşılır bir
şekilde ortaya koymak yeterlidir. Kendinizi ve arkasında
durduğunuz şeyleri tanıştığınız herkese anlatın;
istemcilerinize, müşterilerinize, arkadaşlarınıza,
komşularınıza ve hatta yabancılara. Eğer bunu yeterince sık
ve tutarlı şekle yaparsanız, “Kişisel Markanız” yani “Siz”
oluşacaktır.
Kişisel Markalaşmanın 7 altın kuralı var;
Kural 1, Uzmanlaşma Kuralı:
Mükemmel bir kişisel marka eşsiz, sadece bir konuya
konsantre olmuş olmalıdır. Konsantre olduğunuz konuda çok
bilgili, çok güçlü yada çok yetenekli olmalısınız. Yetenek,
doğuştan sizde olan bir özellik iken, bilgi ve güç sonradan
kazanılır.
Kural 2, Liderlik Kuralı:
Konsantre olduğunuz konuda kişisel marka olmak demek,
diğerlerinin sizi o uzmanlık alanının lideri şeklinde
algılamasıdır. Liderlik algısı size ayrıca mükemmellik,
pozisyon ve tanınırlığı da beraberinde getirecektir. Eğer
uzmanlaştığınız konuda lider olarak algılanmaya
başladıysanız, marka olmak yolunda çok büyük bir adım
atmışsınızdır.
Kural 3, Kişisellik Kuralı:
Gerçek bir kişisel marka, kaynağının yani sizin kişiliğiniz
üzerine kurulur. Bu da hem karakterinizi hem de
eksikliklerinizi içerir. Dolayısıyla iyi olmanız yeterlidir,
mükemmel olmak için, kişiliğinizin dışına çıkmanıza gerek
yoktur. Kişiliğinizi, marka için değiştiremezsiniz.
Yaratmaya çalışacağınız farklı bir kişilik ise, muhakkak bir
yerlerde açık verip, marka imajını zedeleyecektir. Asla siz
olmaktan vazgeçmeyin.
Kural 4, Farklılık Kuralı:
Etkili kişisel marka, rakiplerine göre farklılıkları ile
sunulmalıdır. Ortalama olup, kimseyi gücendirmemek,
yapılacak en büyük hatadır. Ortalama, kimsenin dikkatini
çekmez, zaten en çok bulunan şeydir. Farklı olmayan, fark
edilmez, farklılıklarınızı açıkça ortaya koymanız gerekir.
Ortaya koyacağınız farklılıklarınız, markanızın diğerlerinin
zihninde algılanması için en temel araç olacaktır.
Kural 5, Görünürlük Kuralı:
Başarılı bir kişisel markanın sürekli göz önünde olması
gereklidir. Tekrar ve tekrar ve tekrar görülmesi gerekir.
Ancak bu şekilde, diğerlerinin algısında, olmak istediğiniz
yere ulaşabilirsiniz. Görünürlük, direkt olarak kaliteyi
çağrıştırır. Sizin sürekli göz önünde olmanız, diğerlerine
göre tercih edildiğinizin ve sunumunuzun diğerlerine göre
daha iyi olduğunun algılanmasını sağlar. Daha çok görünür
olmak için zaman ve para harcamaktan çekinmeyin.
Kural 6, Birlik Kuralı:
Kişisel marka ardındaki kişi, markanın uyandırdığı ahlaki ve
davranışsal kod ile uyumlu hareket etmelidir. Kişisel
hareketler, markanın aynası olmalıdır. Dolayısıyla,
çizeceğiniz marka imajınızın tamamen düşünceleriniz,
beyanlarınız, hareketleriniz, giyiminiz ve tarzınızla
desteklenmesi gereklidir. Bu birlik bozulduğunda, marka
imajı için vermeye çalıştığınız mesaj kirlenecektir.
Kural 7, Devamlılık Kuralı:
Kişisel markayı oluşturmak uzun sürecektir. Çok fazla reklam
ve hakla ilişkiler ile bu süreyi kısaltabilirsiniz ama asla
çok aza indiremezsiniz. Markanın oluşması aşamasında,
markanıza yapışın, asla ama asla değiştirmeye çalışmayın.
Sabırlı olun. Kişisel markaların yaratılması yıllar sürer.
Kişisel marka yaratmak, zahmetli uzun bir süreç, ama
sonucunda elde edilebilecekler, bu zahmetlere değiyor.
İşte kişisel markanızı yaratmakla kazanabilecekleriniz;
• Gelirinizde ciddi artış yaratmak.
• Görünürlüğünüzde artış yaratmak.
• Rakiplerinizden farklı olmak.
• Yüksek kalitede istemci ile temas.
• Yeni iş alanlarına genişleme.
• İşi ve istemcileri seçme özgürlüğü.
• Size olan talepte artış yaratmak.
• Kişisel güvende artış.
• Sunumlar için ekstra değer isteme hakkı.
• Kişisel ve profesyonel hedeflere ulaşmak.
• Değerlerinizi dış dünyaya yansıtmak.
• Kötü zamanlarınızı kolay atlatmak.
2000li yılların başları kişisel markaların yılları oldu;
Jack Welch, Oprah Winfrey, Tom Peters, David Beckham,
Eminem, İbrahim Tatlıses, Hülya Avşar…
|
|
|