Ana Sayfa
Kimim
Ne Yaparım
        Eğitim Takvimim
Makalelerim
Pazarlama Makale Arşivi
Basında Ben
Referanslar
İletişim
Eğitim Takvimi

Detaylı bilgi için tıklayın

 
Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Şu anda buradasınız: Basında Ben - Yeni Pazarlama Düzeninde Şirketler Mikro Pazarlarda Uzmanlaşmalı

Yeni Pazarlama Düzeninde Şirketler Mikro Pazarlarda Uzmanlaşmalı
Dünya Gazetesi, 21 Ağustos 2006 Sayısı

İktisatçıların ‘ekonomi’ tanımını “kıt kaynakların etkin kullanımı” olarak yapmaları üzerinden bir yüzyıldan fazla zaman geçti ve bugün iş dünyası rekabet gibi çok büyük bir sorunla baş etmeye çalışıyor.Artık ürünler veya hizmetler konusunda değil, müşteri konusunda kıtlık yaşanıyor. Birçok sanayi, tüketicilerin satın alabileceğinden daha fazlasını üretiyor, bu fazla üretimi elden çıkarabilmek için uğraştıkları süreçte en basit yöntemi seçiyorlar; "fiyat düşürmek". Fazla üretim ve düşen fiyatlar ise şirketlerin çok küçük kar marjları ile çalışmalarına sebep oluyor, dolayısıyla şirketler ya giderek yok oluyorlar yada daha büyük rakiplerince satın alınıyorlar. Tedmar Akademi pazarlama eğitimi uzmanı Dr.Zeki Yüksekbilgili, iste tam burada bir mucizenin devreye girdiğin söylüyor; "rekabeti fiyattan başka esaslarla yapılabilirliği bili olan, pazarlama". Şirketlerin en büyük fonksiyonlarından biri olan pazarlama için şirketin toplam değerlerinin %50'sini harcayan firmalar olduğuna dikkat çeken Yüksekbilgili, tüm bunlara rağmen pazarlamanın sadece müşterilere yapılmasıyla başarılı bir şirket yaratmanın da mümkün olmadığını vurguluyor.

Çalışanlara, hissedarlara ve tedarikçilere de pazarlama

Yüksekbilgili, şirketlerin pazarlamayı; mevcut ve olası müşterilere pazarlama, mevcut ve olası çalışanlara pazarlama, mevcut ve olası hissedarlara pazarlama, mevcut ve olası tedarikçilere pazarlama olarak dört ayrı koldan gerçekleştirildiğini belirtiyor. Daha iyi ve yeni ürün ve hizmetler geliştirebilmek, daha etkin yönetim fonksiyonlarını yerine getirebilmek için şirketin daha iyi elemanlara ihtiyacı olduğunu söylüyor. Şirketin doğru olarak mevcut ve olası elemanlara pazarlanması, hem mevcut elemanlarından iyi olanların şirketi terk etmesini engelliyor, hem de şirkete ciddi anlamda değer ekleyecek yeni elemanların şirkete gelmesini sağlıyor. Şirketin mevcut ve olası hissedarlara pazarlanmasıyla da, en önemli kaynaklardan biri olan maddi sermaye toplanıyor.Bu sayede hem üretim, hem yeni projeler finanse edilebiliyor. Büyümenin, ancak sermayenin artması ile mümkün olduğunu dile getiren Yüksekbilgili, sermayenin ise, ancak hissedarların şirkete güvenip yeni kaynaklar aktarması veya yeni hissedarların yeni sermayelerini birlikte getirmeleriyle mümkün olduğunu ifade ediyor. Son olarak şirketin, diğer şirketlere ve özellikle de tedarikçilere pazarlanması ile, şirketin “tercih edilen” hale gelmesine neden oluyor. Bu özellik, çok kolaylıkla “maddi çıkarlara” çevrilebilir bir değerdir diyen Yüksekbilgili, her tedarikçinin, yıllardır faaliyet gösteren "emin" bir firma ile çalışmak istediğini, her firmanın da büyük ve gelişen bir şirket ile stratejik ortak olmak istediğini sözlerine ekliyor.Tüm kollarda, farklı şekillerde ama birbirleriyle çelişmeyen mesajlar üzerine yoğunlaşan bu faaliyetler sonucunda, şirketin ciddi ama muhakkak olumlu bir “ün”  kazandığını söyleyerek, bu ünün de pazarlamanın yarattığı mücize olduğunu vurguluyor.

Çevrimiçi satışın avantajı, maliyetler

Küreselleşme ile, yeni dünyanın tamamen farklı bir hal aldığını, sınırlar ortadan kalktığı için, eskiden sadece ulusal rekabet ile uğraşan firmaların, binlerce kilometre ilerideki firmalarla da rekabet etmek zorunda olduğunu belirten Yüksekbilgili, müşterilerin internet sayesinde artık herhangi bir ürünün fiyatını rahatlıkla bulabildiğini, bu durumun da, özellikle çevrimdışı çalışan işletmeleri gerçekten korkuttuğuna işaret ediyor. Ürünün adını basitçe arama motorlarından birine yazıp, çıkan sonuçlara göre ürünün fiyatı öğrenildiğinde, çevrimdışı satıcının mağaza yatırımları, reklam harcamaları, lojistik için kurduğu altyapı, hatta belki de o ürünü daha ucuza satmak için kurban ettiği kar bir anda çöp oluyor. Yüksekbilgili, bunlar yetmezmiş gibi, arama motorlarının dışında, ürünün çeşitli çevrimiçi dükkanlardaki fiyatlarını müşteriye saniyeler içerisinde karşılaştıran portalların sayısının da her geçen gün arttığını ifade ediyor. Sorun bu kadarla da kalmıyo.Geleneksel alışveriş daha da büyük risk altında olduğunu söyleyen Yüksekbilgili, müşterinin artık ürün yada hizmetin sunulduğu yere gitmesinin gerekmediğini, internet sayesinde geleneksel alışverişin tüm olumsuzluklarını (zaman kaybı, trafik, park yeri sorunu, kuyruklar, arama zahmeti) bir anda ortadan kalkmasının mümkün olduğunu söylüyor. "Çevrimiçi satışın, çevrimdışı satışa göre inanılmaz bir avantajı maliyetlerdir" diyen Yüksekbilgili, çevrimiçi mağazaların süslü mağaza dekorlarına, en iyi yerde olmak için binlerce dolar kira ödemelerine gerek olmadığını, dolayısıyla düşük olan maliyetlerin aynı zamanda satış fiyatlarına yansıyarak ürünün daha ucuza satılabildiğini anlatıyor.

Değişen tüketiciyi anlayıp tatmin edebilmenin tek yolu eğitim.

"Artık yeni pazarlamacıların, değişen tüketicileri çok iyi anlamaları, onları tatmin edebilmeleri gerekiyor." diyen Dr.Zeki Yüksekbilgili, bunu sağlamanın tek yolu ise eğitim olduğunu vurguluyor. Yeni pazarlamacıların, tüm yeniliklerden, tüm trendlerden haberdar olmaları, artan rekabet ortamında neler yapılabileceğinin bilincinde olmaları gerekiyor. Yeni pazarlamanın, çevrimiçi olacağını, Gerek müşteriler, gerekse sunumların kesinlikle internet üzerinde var olacaklarını dile getiriyor. Bu yüzden yeni pazarlamacıların, bu en yaygın ağı çok iyi kullanabilmeleri gerekiyor. Yeni pazarlamanın, daha da küçüleceğini, şirketlerin, mikro pazarlar yaratacağını ve o pazarlarda uzmanlaşacaklarını ifade ediyor. Yüksekbilgili, tüketicinin değiştiğini gösteren yeni pazarlamaya ait sayısal örnekleri ise şöyle sıralıyor;

  • 2005 sonu itibari ile Dünyada internet kullanan kişi sayısı 1 milyarı aştı. Bu kullanıcıların %84,5’lik kısmı interneti düzenli olarak kullanıyor.
  • 2005 yılında, Türk şirketlerinin %88’i bilgisayar kullanıyor, % 80,43’ünün internet erişimi var.
  • 2005 yılında internet reklamcılık gelirleri %30 artarak 12,5 milyar $’a ulaştı.
  • Nisan 2006 itibari ile mevcut web günlük sayısı 35,3 milyon.
  • 2006 yılında Pazarlama ve Reklam Giderlerinin akacağı kollar arasında en büyük dilim % 79 ile interaktif pazarlama, ardından deneysel pazarlama (virüslü pazarlama, gerilla pazarlama…) geliyor.
  • 2006 yılında 15,000 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, satın almada en etkin medya “Ağızdan ağıza pazarlama”
  • Türkiye’de, 2005 yılında reklam sektörü %30 büyüyerek 1,7 milyar $’a ulaştı. 2006 yılında sektörün 2,0 milyar $’a ulaşması bekleniyor.
  • Türkiye’de 7,3 milyon internet kullanıcısı var.
  • Internette günde ortalama 75.000 yeni web günlük oluşturuluyor ve kullanıma açılıyor.

 

© Copyright 2006, Tüm hakları Zeki Yüksekbilgili'ye aittir. Site ile ilgili istek ve önerileriniz için; webmaster@yuksekbilgili.com