Internet, küresel bir bakış açısı sergilemekte; bir
kullanıcı, Pakistan’dan üretici bulmak için bir siteye
girebilir, Almanya’daki müşterisi ile e-posta ile
haberleşebilir ve ürünlerini ABD’deki müşterilerine
sergileyebilir. Bu küresellik yeni engel ve problemleri de
beraberinde getirir çünkü Internet, şirketin, birbirinden
kültürel, kanuni ve sosyal açıdan farklı, dünya çapında
birçok yeni potansiyel pazara ulaşmasını sağlar. Bu yeni
çevrenin yarattığı yeni pazarlama problemleri sekiz ana
başlık altında toplanabilir;
1-
Kültürel
Çehre:
Internet üzerinde pazarlamada farklı ülkelerin kültürel
farkları göz önüne alınmalıdır. Bu farklılıklar; dil,
imgeler ve renkler olarak sıralanabilir. İçerik
hazırlanırken, hedef bilge seçilmeli, bu bölgenin kültürel
çehresine uygun tasarlanmalıdır. Aksi halde, pazarlama
mesajının hedef kitleye ulaşması mümkün olamaz.
Örneğin, Amerika ve Avrupa’da siyah matem rengiyken, Doğu
kültürlerinde beyaz matemi belirtir.
2-
Kişisel
Gizlilik (Mahremiyet):
Birçok farklı kullanıcının, kişisel gizlilik konusundaki
beklentileri ve reaksiyonları farklı olabilir. Bu yüzden,
Internet üzerinde pazarlama yaparken, kişisel gizlilik
düzeyine dikkat edilmelidir.
Örneğin, Amerika’daki kullanıcılar, izinsiz olarak
kendilerine yollanan pazarlama mesajlarını, mahremiyete
saldırı olarak algılamaktadır. Avrupa’da ise, bu mesajlar,
müşteriler tarafından ilgiyle karşılanmakta ve satın alma
kararlarına etkili olmaktadır.
3-
Güvenlik:
Verimli ve emniyetli çevrimiçi ticari ilişki kurmanın
karşısındaki en büyük engel güvenlik endişeleridir. Bir ağ
içerisinde yapılan işlemin, şifrelenmediği takdirde,
istenmeyen bir üçüncü kişi tarafından erişilmesi ihtimali
her zaman vardır. Fakat deneyimler göstermiştir ki, bu tür
bir erişimin olma ihtimali çok küçüktür.
Şifreleme yazılımlarındaki ilerlemeler ile, güvenlik
problemleri büyük ölçüde çözülmüş olmasına rağmen, ortalama
bir kullanıcı, Internet’i kullanmaya başladıktan ancak üç
yıl sonra, ticari bir işlemi gerçekleştirmektedir.
4-
Uluslar
arası Hukuk:
Internet’in uluslar arası özelliği sebebiyle, yayıncının
ülkesindeki kanunlar ile, hedef kitlenin bulunduğu ülkedeki
kanunlar arasında farklar olabilir. Doğal olarak, Internet
üzerinden pazarlamada, hedef kitlenin bulunduğu ülkedeki
kanunların incelenmesi bir gerekliliktir. Aksi halde,
Internet üzerinden pazarlamanın getireceği tüm mali
avantajları, kanun ihlalinden kaynaklanan yanlış ile
tazminat olarak ödeme zorunluluğu doğabilir.
Örneğin Almanya’da karşılaştırmalı reklamlar vermek
yasaktır. Fransa’da, tüm reklamların Fransızca olması şartı
vardır.
5-
Fikri
Mülkiyet:
Internet üzerindeki en büyük kolaylık, içeriğin çok kolay
kopyalanması ve tekrar kullanılabilmesidir. Her ne kadar en
basit yazılımlar bile içerik kopyalamasına izin verse de,
kanunen bu yasaktır.
Günümüzde bir çok ülke, fikri mülkiyetin korunabilmesi için
ortak kanunlar çıkartabilmek için işbirliği içerisinde
çalışmaktadır.
Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, 1995 yılından
bu yana, Internet üzerindeki fikri mülkiyet haklarını uyumlu
hale getirmek için çalışmaktadır.
6-
Telekomünikasyon Altyapısı:
Gelişmiş ülkelerde, telekomünikasyon ile ilgili çok sağlam
bir alt yapı olmasına rağmen, gelişmekte olan birçok ülkede
iletişim ile ilgili olanaklar sınırlı yada çok pahalı
olabilir.
Örneğin Meksika’da, telefon bağlantısı için bile bir yıl
beklemek gerekmektedir. Çin, uluslar arası dolaşıma sahip
Internet altyapısını 1994 yılında kullanıma açmıştır.
Dolayısıyla, içerik hazırlanırken, bu tür eksikliklerin göz
önüne alınması gereklidir. Bir başka strateji de, bu
ülkelerde gerekli altyapı sağlana kadar, Internet dışındaki
diğer kanalları kullanmaktır.
7-
Kişisel
Bilgisayar Bulunabilirliği:
Aynı şekilde, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde,
kişisel bilgisayar bulunabilirliği ve Internet kullanımı
yaygınlaşmamış ve gerekli donanım çok pahalı fiyatlarla
satılıyor olabilir. Böyle durumlarda, Internet ile sadece
ticari, endüstriyel ve akademik potansiyel müşterilere ve bu
tür yatırımı yapabilen, alım gücü üst seviyede olan
kullanıcılara ulaşılabilir. Böyle ülkelere Internet
kanalıyla ticaret yapmak isteyen firmaların hem
içeriklerini, hem fiyatlarını hem de ürünlerini bu sınırlı
kullanıcı profiline göre tasarlamaları gereklidir.
8-
Kredi Kart
Kullanımı:
Birçok ülkede ve Türkiye’de kredi kartı kullanımı yaygın
olsa da, popülerlik açısından en yaygın ödeme şekli olduğu
söylenemez. Örneğin Almanya’da ödemelerin sadece %3’ü kredi
kartı ile yapılmaktadır. Japonya’da kullanılan kartların
%98’i Japan Credit Bank tarafından düzenlenmiştir ve uluslar
arası dolaşıma açık değildir.
Internet üzerinden pazarlama yapacak olan şirketlerin, hedef
ülkedeki kredi kartı kullanım alışkanlıklarını tespit etmesi
ve gerektiğinde başka ödeme şekilleri yapılandırması
gerekmektedir.
Internet, tüm
şirketlere ama özellikle KOBİ’lere yeni pazar ve ucuz pazarlama
olanakları sunmaktadır. Fakat bu kanalı kullanırken, kanalın
gerektirdiği gerekli uyarlamaları yapamayan işletmelerin ve
pazarlama departmanlarının başarılı olma şansı yoktur.
Bağlantı:
http://www.dunyagazetesi.com.tr/news_display.asp?upsale_id=245575&dept_id=1041
|